27 Temmuz 2012 Cuma

Deli/k

..Yataktan küfür ederek kalktığım günlerden bir diğeri.Dışarısı katran sıcağı,nefesim ciğerlerime yapışıyor..Günaydın.

" Günlük ritüeline merhaba de küçük yalnız " 

Yatağa yapışmış vaziyette uyanamamayı diliyorum bugün de.Küçük bir sürüngen gibi toprağımın derinliklerine çekilmiş durumdayım bir haftadır.Telefonumun şarjı üç gündür bitemedi,yemek yiyemiyorum,zaten sigara dumanı ve alkol öğünümün tümüne denk,yanında yalnızca ruhumu yiyip bitiriyorum.Televizyonu kapatmayı bile unutuyorum günlerdir,arada bir sesleniyorum tozla perdelenmiş ekrana,gözlerimin içine baktığını sandığım hiç bir oyuncu bana cevap vermiyor.Gidip biraz daha içiyorum,sonsuz ayıklıkla ölüme sarhoşluk arasında adımlar atıyorum.Duvarlar çevremde dönerken onbeş dakikalık sızmalarımda huzur arıyorum.Litrelerce alkol ve sayısız sigara paketi arasında kendime yeni bir dünya kuruyorum.Unutmak,yalnızca unutmak istiyorum.

" Ne zaman hoşçakal demeyi öğreneceksin?Ne zaman karar vermeyi öğreneceksin? "

Kahrolası yaz geceleri.Mutluluktan ölüyormuş taklidi yapıp kandırıyorum kendimi çivi çakılmışçasına geçmek bilmeyen dakikalarda.Kapı çalıyormuş gibi geliyor sanki saatin her bir tıkırtısında.Boşluğa koşup duruyorum belki bir gelen olur diye,en delirmiş halimle bomboş kapı önlerini selamlıyorum.Dışarda birileri nefes alıyor biliyorum.Kendimi unuttum,insanların beni hatırlamasını beklemiyorum.Aynaya bakıyorum,yansımam.. yansımamı bile göremiyorum.

"Bir insan yansımasını kaybedecek kadar yalnız olabilir mi?"

Bugünlerde sesini duyduğum tek kişi çapraz yolda konuşlanmış büfeci.Yorgun adımlarla kendimi sürüyorum,buzdolabından bir iki kutu bira kapıyorum ve o hiç değişmeyen suratın karşısına çıkıyorum.Bana hangi sigaradan istediğimi sorardı hep.Ertesi güne dek duyacağım tek canlı sesinin bu adama ait olması huzurlu bir nefret uyandırırdı içimde.Oysa o bile aynı cevabı duymaktan bıktı,bana artık hangi sigarayı istediğimi sormuyor,duyduğum tek ses toplam ölüm fiyatım.KDV si dahil.

" Şimdi ne olacak? Her şeyi yıkıp yeni baştan mı doğuracaksın kendini.Sen masallardaki anka kuşu değilsin güzelim,ölümlerin bile sınırlı senin. "

Gün geçtikçe,anılarım silikleşiyor.Oysa fil hafızalı olduğumu söylerlerdi hafızam gibi,anılarım gibi,zamanla kalbimde silikleşen tanıdıklarım.Birinden ismimi duymayı özledim sanırım."Kulağıma çalınan dil kalbime oldukça yabancı".Arada yüksek sesle konuşuyorum kim olduğumu unutmamak için,pencereleri açıp güneşin bedenimle sevişmesini sağlıyorum.
Hayatta kalmak zorunda hissediyorum.Siktiğimin yeryüzüne kazık çakmışım gibi hissediyorum.Oysa beni tutan hiçbirşey yok nefes yollarımı tıkamak için.Geçmişten arta kalan son bir umut gibi,içimde titrek nefesiyle soluk almaya çalışan ışık.Yalnızca onun da hayatımda varolmuş diğer düşler gibi sönüp gitmesini bekliyorum.

"Canlandıracak bir nefes yok,yeniden eskiye dönmekten korkuyorum.BEN KORKUYORUM."

Saatlerce aç bırakıyorum bedenimi,acıktıkça kusuyorum.Hiç durmadan birkaç izmarit daha söndürüyorum ruhumun orta yerine.Gözlerim yanıyor.Gece tüm siyahlığıyla odamı işgal ediyor.Sanki suskunluğum beni iyileştirebilecekmiş gibi karanlıkta sessizce oturuyorum.Beynimin içinde yeni şarkılar uyduruyorum.Geçmişte çok sevdiğim hiç bir şarkıya artık tahammül edemiyorum.

Biraz mum yakıyorum bazen.Yatağımın ucuna kıvrılıp sarhoşluğumdan nefret ediyorum.
Uyumak istiyorum,gözlerim rüyalarımda kilitlenmiş,uyuyamıyorum.

Su üstünde çırpınan küçük bir balık gibi sanrılara tutuluyorum sonra.Çarşaflar arasında kanarken buluyorum kendimi.
Sık sık acı çekiyorum.Küfür ediyorum,tırnaklarımla bedenime geçirdiğim her bir günün tarihini kazıyorum.

"İşte gene oluyor." "Hala pes etmemekte ısrarcı mısın?"

Biliyor musunuz,her gece ölü ziyaretleri yapılıyor camdan kalbime.Sessizce gelip gözlerimin içine bakıyorlar.Ruhumun derinliklerine işlemiş sözler fısıldıyorlar tenimin her bir zerresine.Lanetlenmiş çürük çiçekler sunuyorum hepsine ve yalvarıyorum,bir gece gelmesinler,bir gece daha beni öldürmesinler diye.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder