28 Ağustos 2012 Salı

How Is Your Life Today?

İçim o kadar karanlık ki, yazmak bile istemiyorum
ondan uğramamaya çalışıyorum aslında buralara bir süredir.
Sanki her şey iyi gidiyormuş gibi göz kırparken bir anda kumdan bir kale gibi dağılıp gitti ellerimin arasından.
Bu ara böyle hissediyorum,sanki her şeyi düzeltmek için bir şansım olmuş ta ben o şansı çiğneyip tükürmüşüm gibi.
Kendimden beklenmeyecek davranışlara giriyorum. Uzun zamandır olmuyordu,korkmaya başlıyorum.
Dün Alper'i aradım ve bana müsait bi zamanda elinin tersini geçirmesi gerektiğini söyledim.Neyse ki o hala benim kadim dostum ve her ne kadar göstermeyi sevmese de sanırım beynimin içinden geçenleri bazen anlayabiliyor.Buna ihtiyacım var,bazen gerçekten düşüyorum,bazen gerçekten kendime yeni bir türmüşüm gibi yabancılaşıyorum.Sanki düşünen,hareket eden ben değilmişim gibi.Bazen kendimi gerçekten tanıyamıyorum.

Tüm beklentilerimi yitirmiş durumdayım. Oysa neden beklenti içine girdiğimi de hatırlamıyorum.
Kalbimin kırılmaması için herhangi bir kişi ve ya durumdan beklenti duymamayı öğrenmiştim halbuki.
İnsanlık işte,bazen ustalaştığımız konularda bile su sızdırabiliyormuşuz meğer. Neyse ki hala kendimi toparlayıp tıkayabiliyorum beynimde açtığım delikleri.

Sağlığım bok gibi bir durumda. Dün gece gene az kalsın hastahanelik oluyordum. Ameliyat olmam gerekiyormuş.Bu gidişle kalbim ağzımdan çıkacak sanırım. Aslında önemsiz bir ameliyat ama masada kalacağıma o kadar inanıyorum ki, annem hislerimin ve enerjimin bunu gerçekleştireceğine olan inancından dolayı bir türlü beni kolumdan tutup o boktan metal zımbırtıların altına yatırmıyor.

Hep bir mesafe vardı aslında ama ne kadar çabuk girmiş bu uçurum aramıza? Hatırlamıyorum..
Dün bana küçükken yazıp masanın üzerine bıraktığım yazılardan bahsetti. Ondan nefret ettiğimi,babam yerine onun ölmesi gerektiğini yazdığım bir ton yazı. Hatırlamıyorum. Saçmasapan bir suçluluk duygusu yarattı gene.Aslında hayatımdaki en güçlü kadın hep o olmuştur yani. Zamanında,şu an etrafta erkek diye gezen beş para etmez sünepelerin çeyreğini bile yapamayacağı bir yüreklilik göstererek zihinsel ölümün eşiğinden aldı beni. Sanırım onun bu kadar güçlü olması ve ona dönüşmek zorunda kalmanın acısıydı tüm o yazdıklarım.
Bilmiyorum. 
İki gündür çok sigara içiyorum ve gerekmedikçe konuşmuyorum. Nedem böyle şeyler yazdığımı hatırlamıyorum.

bilmiyorum.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder