10 Aralık 2012 Pazartesi

14 yıl sonra babaya ait Zippoyu kullanmaya başlamak.

Hayatımın boktan düzenine alışmayı hala reddediyorum. Son yazdığımdan bu yana yaşamımın dip köşelerinden kazıdığım mutsuzluklar,nemli ortamda hayata kavuşan mantarlar gibi tekrar sarmaya başladılar aklımın içini.

Bu kadar üst üste yaşanan saçmalıklar sonrasında bir sıkıntı olacağı belliydi zaten. Dün uzun zamandan sonra bir blackout daha yaşadım. Ayıldığımda iki hocamı duvara fırlatmış,diğer ikisini yumruklamış, kendimi ise her yerimde morluklar,kırılmış tırnaklar ve tırlamalanmış bir boğazla buldum. - Uzun süre alınamayan nefes, insanların seslerinin tiz bir uğultuya dönüşmesi ve her şeyin, tüm görselliğin tekrar yerli yerine oturması.. - Hiç kimse beni haksız yere rencide edemez, özellikle yalancılıkla suçlayamaz. Kadını öldürmeye kalkmam gayet normaldi aslında, eğer çemkirdikten sonra bir de korkup kendini sınıfa kapamasaydı daha mutlu olabilrdim.
Midem tekrar kötüleşiyor, saçlarım dökülüyor bazen. Tanrım, bu sefer kendimi toplamam biraz zaman alacak.

İnsanlara gülümseyip " HER LANET ŞEYİN MÜKEMMEL BİR DÜZENDE " gittiğini ve " O KADAR KORKUNÇ BİR MUTLULUK YAŞIYORUM Kİ GÖRSEN KAÇARSIN " alt metinini vermekten gına gelmiş durumda. Ayrıca sevdiğim adamın resmen ağzıma sıçması, üstüne yalan söyleyip bir de sevgili yapması  ( hem de okulundaki EN UYUZ OLDUĞUM kadınla ) da harika oldu. -ki o yalanlar yüzüme yüzüme söylenirken de zaten o kadın varmış yani. vay be rahatlığa bak. Dünyada dürüstlüğü yüzünden hayatı sikilen tek gerizekalı ben miyim acaba?

Ailem de iyice kafayı yedi zaten, arkadaş ortamımda bir tane mutlu insan yok ve ben gerçekten delirmek üzereyim. Eski sevgililerim tarafından resmen taciz ediliyorum filan. Tükürdüğümü yalatacaklarmış, ana fikir bu. İnsanlar çok işsiz, dürüst olup ne olduklarını suratlarına vurmam da rahatsız etmiş olmalı.
Sonuçta çağımızın en büyük hastalığı butthurt. yapacak bir şey yok.

Çalışmaya başladım. Konsept tasarımcı olarak. Şu ara beni mutlu eden tek şey o. Her şeyden uzaklaşıp sadece işime konsantre oluyorum, kitap okuyorum, dizi izliyorum ya da bir kaç film bir de şu korku öyküleri yarışmasına yazı yazıyorum. Sadece aklımı dağıtmak için.Sadece kendime bir alan yaratmak ve o alan içerisinde nefes alabilmek için. Herkesten kaçıyorum, her şeyden. Arkama bakmadan koşarak uzaklaşıyorum yanıma yaklaşan tüm düşüncelerden.
Artık savaşmak istemiyorum, artık kimseyi mutlu etmek zorunda kalmak istemiyorum.
Tek ihtiyacım biraz huzur, biraz sessizlik.
Sanki içimde bir yerlerde bir şeyler düğümlü kaldı ve asla açamayacakmışım gibi..

Savaşa devam, ayakta öleceğiz..