29 Eylül 2013 Pazar

...

I've never told this to anyone. I've just tried to move past, but lately it seems that my insecurities have got the best of me and I'm no longer in control. No one should ever have to feel like this, to feel like me. Even though the good I have outweighs the bad, the bad is what's leaving me with sleepless nights. I spend most of my time arguing with my own reflection for no apparent reason and it may seem as if I have all the answers, but I'm just as lost as you. I've spend the past few years trying to overcome my own misery, but these sort of things take time, and I'm running out of mine. So I will pray to a God that isn't there, to a world that doesn't hear, to anyone who will listen, to keep me from becoming everything I promised myself that I would never be. I do not deserve this.

28 Mart 2013 Perşembe

.

Gene kalbim kırıldı.

15 Mart 2013 Cuma

Ask.



Hiçbir neden yokken,
ya da biz bilmezken tepemiz atmış
ve konuşmuşuzdur…
onca neden varken
ve tam sırası gelmişken
hiçbirşey yapmamış
ve susmuşuzdur…
aynı anda aynı sessiz geceye doğru
içim sıkılıyor demişizdir
aynı sabaha uyanırken
kimbilir
aynı düşü görmüşüzdür
olamaz mı?
olabilir.

onca yıl sen burada
onca yıl ben burada
yollarımız hiç kesişmemiş
şu eylül akşamı dışında

belki benim kağıt param,
bir şekilde, döne dolaşa
senin cebine girmiştir
belki aynı posta kutusuna,
değişik zamanlarda da olsa,
birkaç mektup atmışızdır
ayın karpuz dilimi gibi
batışını izlemişizdir deniz kıyısında
aynı köşeye oturmuşuzdur köhnede
belki de birkaç gün arayla
olamaz mı?
olabilir.

bostancı dolmuş kuyruğunda
sen başta ben en sonda
öylece beklemişizdir…
sabah 7:30 vapuruna
sen koşa koşa yetişirken,
ben yürüdüğümden kaçırmışımdır
aynı anda başka insanlara,
seni seviyorum demişizdir….
mutlak güven duygusuyla,
başımızı başka omuzlara dayamışızdır
olamaz mı?
olabilir.

Bülent Ortaçgil.

10 Mart 2013 Pazar

20November11

...Kalabalık.

Kalabalığın içine karışmış sesler.
Renkleri iç içe geçmiş çürük insan suratları.
Konuşmalar,kulağımdan girip beynimi kemiren küçük bir böcek sürüsü gibi. Elimde parmaklarımı yakmakta olan bir izmarit ve yarısı içilmiş biranın ağzında dağılan kırmızı rujun ıslak izi.
Küçük bir insan çemberinin ortasında durmaktayım öylece,bir şeyler anlatan dudakları izleyip ayna karşısında çalıştığım çirkin gülüşümle onları desteklemem gerekiyor bugün. Her gün olduğu gibi.
Acemice fönlediğim saçlarım, özensiz makyajım ve ayağımı sıkan topuklu botlar. Ne kadar eğretiyim kendime.Ne işim var burada? Neden böyle giyindim? Nasıl böyle olabildim? Kahretsin, ne dedi şimdi bu? Umarım soru sormamıştır, gül ve bitir. çabuk ol. çabuk öl.

Sanırım yağmur yağacak.

Kalabalığın içinde yalnız olmayı ne denli unutmuşum. Tüm olup bitene artan ilgisizliğim, yeni bir sigaranın ucunda sallanmakta. Konuşmalar artıyor, boğulmak üzere herhangi bir boşluğu tararken gözlerim, yaklaşan iki siyah bot. İki karanlık gölge parçası ve eller. Eller. Elleri büyüyor.
Çakmağın ince çıtırtısı, parlayan bir alev ve ışık dolan bir çift göz. tüm belleğimde büyüyen,yayılan,aynanın aksine dağılıp uzayan lekelenmiş gözler.
An, alev alıp çevreme dolanırken, insanlar kayboluyor,sesler koyu bir uğultu, karanlığın içinde hareket eden eller,gözler.
kalbime saplanan zaman. ellerime akan koyu kırmızı bir korku,bir aşk. bir..

Flu

Bırakamayacağınızı düşündüğünüz insanlara sarılamazsınız.

8 Ocak 2013 Salı

Bizim bir evimiz yok. Biz hic kimseye ait olanlarız.

Karla karışık tüm dünyayı ayaklarımın altında çiğnerken,tek istediğim biraz huzurdu aslında.
İnsan hani hep kendinde olmayanı istermiş, olmayan da istenmediği sürece hiç gelmezmiş ya.
İpleri kesik kuklalar gibi kaldı zihnim bu gece. Silemediğim bir ton düşüncenin beynimde küçük çapta bir fırtına yarattığı sıradan bir gece,tek fazlası kar var işte. Kar.. Kışın büyüsü yalnızca kar. Tüm çirkinliklerini örtüyor bu buz ruhlu şehrin taştan çehresinin.

Gecenin turuncu rengine bakarak ilerliyorum, uç uca sigara yakarak tüm evreni geziyorum gene.Kendimi ait hissettiğim bir yer yok. Hiç'in tam ortasına ayaklarımı uzatmış suya sokuyorum sadece. Kendime bile ait olamıyorum ki artık, bir başkasına, bir şeye veya bir yere kök salabileyim. Ben son biletimi yaktım,yalanlarla örülmüş bir kaç teselli cümlesinin alevini besledim. Artık bir şansım yok, sadece kendi zihnimleyim.
Artık beni kendimden başka hiç bir şey kıramaz.
Belki ben hiçliğimle yanarım ama, sen de yalandan kalbine ördüğün duvarla kırılırsın.

* Hiç bir yere ait olamayana.