28 Mart 2013 Perşembe

.

Gene kalbim kırıldı.

15 Mart 2013 Cuma

Ask.



Hiçbir neden yokken,
ya da biz bilmezken tepemiz atmış
ve konuşmuşuzdur…
onca neden varken
ve tam sırası gelmişken
hiçbirşey yapmamış
ve susmuşuzdur…
aynı anda aynı sessiz geceye doğru
içim sıkılıyor demişizdir
aynı sabaha uyanırken
kimbilir
aynı düşü görmüşüzdür
olamaz mı?
olabilir.

onca yıl sen burada
onca yıl ben burada
yollarımız hiç kesişmemiş
şu eylül akşamı dışında

belki benim kağıt param,
bir şekilde, döne dolaşa
senin cebine girmiştir
belki aynı posta kutusuna,
değişik zamanlarda da olsa,
birkaç mektup atmışızdır
ayın karpuz dilimi gibi
batışını izlemişizdir deniz kıyısında
aynı köşeye oturmuşuzdur köhnede
belki de birkaç gün arayla
olamaz mı?
olabilir.

bostancı dolmuş kuyruğunda
sen başta ben en sonda
öylece beklemişizdir…
sabah 7:30 vapuruna
sen koşa koşa yetişirken,
ben yürüdüğümden kaçırmışımdır
aynı anda başka insanlara,
seni seviyorum demişizdir….
mutlak güven duygusuyla,
başımızı başka omuzlara dayamışızdır
olamaz mı?
olabilir.

Bülent Ortaçgil.

10 Mart 2013 Pazar

20November11

...Kalabalık.

Kalabalığın içine karışmış sesler.
Renkleri iç içe geçmiş çürük insan suratları.
Konuşmalar,kulağımdan girip beynimi kemiren küçük bir böcek sürüsü gibi. Elimde parmaklarımı yakmakta olan bir izmarit ve yarısı içilmiş biranın ağzında dağılan kırmızı rujun ıslak izi.
Küçük bir insan çemberinin ortasında durmaktayım öylece,bir şeyler anlatan dudakları izleyip ayna karşısında çalıştığım çirkin gülüşümle onları desteklemem gerekiyor bugün. Her gün olduğu gibi.
Acemice fönlediğim saçlarım, özensiz makyajım ve ayağımı sıkan topuklu botlar. Ne kadar eğretiyim kendime.Ne işim var burada? Neden böyle giyindim? Nasıl böyle olabildim? Kahretsin, ne dedi şimdi bu? Umarım soru sormamıştır, gül ve bitir. çabuk ol. çabuk öl.

Sanırım yağmur yağacak.

Kalabalığın içinde yalnız olmayı ne denli unutmuşum. Tüm olup bitene artan ilgisizliğim, yeni bir sigaranın ucunda sallanmakta. Konuşmalar artıyor, boğulmak üzere herhangi bir boşluğu tararken gözlerim, yaklaşan iki siyah bot. İki karanlık gölge parçası ve eller. Eller. Elleri büyüyor.
Çakmağın ince çıtırtısı, parlayan bir alev ve ışık dolan bir çift göz. tüm belleğimde büyüyen,yayılan,aynanın aksine dağılıp uzayan lekelenmiş gözler.
An, alev alıp çevreme dolanırken, insanlar kayboluyor,sesler koyu bir uğultu, karanlığın içinde hareket eden eller,gözler.
kalbime saplanan zaman. ellerime akan koyu kırmızı bir korku,bir aşk. bir..

Flu

Bırakamayacağınızı düşündüğünüz insanlara sarılamazsınız.